|

Ayvalı Köyü 1. Ayvalı köyü'' nişanıdır o mavi gölü, Türkmendir özü ağıttır türküsü Yeşildir toprağın örtüsü, kıskanırlar onu ne güzeldir yamaçtan görüntüsü Vatana bağlı imanlı köylüsü, Bekir Çavuştan bilinir şehadete gidenlerin öyküsü At biner sevdası asıldan gördüğü, beş köyün küprüsü, yolcuyu buyur eder köylüsü La ilahe illallah diyerek kılıcı ile hutbedeki Hanefi hocanın sözü, şükürdür sabrın törpüsü Irak olmaz nerde olursa olsun dost ile arası, gurbette hürmet görenler Abdi ağanın köylüsü 2. Ayvalı ovasında ağaların konağında, misafir berekettir sofrasında Kilidi yoktur evlerimizin kapısında, misafirine esirgemez ikramını darlığında Mazlumdur misafir yanında, hörmette kusur olmaz görgü vardır horantasında Saygıdan diz üsdünde sıra sıra otururlar odada, misafirin ağırı oturur köşe başında Hazırdır döşeği makamında, doyum olmaz dostlarla yapılan sohbete ağaların konağında Kimler gelip geçmediki şu köyüm Ayvalıda, doslukları bakidir unutulurmu rahmetle duğalarda 3. Sever diyar diyar at koşturmayı, tanırlar her vilayette Abdi ağayı Babadan görmüş misafire saygıyı, unuturmuki Ayvalıya gelen Gazi ağayı Gönülden yapar aşk ile köyüne hayrını, Ayvalı unuturmu hızlı şöför Ese ağayı Korku salan namı deriye yazılan, ararız Ayvalı köyünün doktoru sınıkcı Ahmet ağayı Düşünmez yalan dünyanın malını, kazanır maneviyatını, sorar darda kalanlar Nuri ağayı Kim ne götürdü yalan dünyanın malını ahireti oldu yaptıkları, rahmetle anıyorum tüm Ayvalıyı 4. Köyün içinde sıra sıra olur cemaati, dinlenir büyüklerin muhabbeti Emeği toprağında Allahın amaneti, bereketli olur yağarsa Allahın rahmeti Evlerinin önünde durur haceti, darda koymaz kimseleri bilmez öc ile muhaneti Orak ile tırpan sallar yediden yetmişi, toprağından kazanır bileği ile alın teri serveti Kimi oğlan everme kimi kız çıkarma telaşesi, köyden hısım akraba olmaktır hayır işi niyeti Her birşeyinde gidilip söylenir hayırlı olsun niyeti, vefakardır sevgisiyle Ayvalı köyünün milleti 5. Kerpiç yapının çoraktır çatısı, yastıklı miderlidir toprak kokan odası Duvarında asılı nakışlı halısı, geçmişimizi aydınlatandır çıra ile gaz lanbası Bağında yetişeniyle kaynar kazanı, kurulur kalabalığa kilim üsdüne yer sofrası Tatlıdır kalaylı kazanda pişen çorbası, berekettir kalabalık ile aynı kabı kaşşıklaması El emeği göz nuru eder her bir şeyi çalışır çileli anası, ocağının direğidir uşakların babası Yiğit evladı yetiştirendir Osmanlı anası, köyüm Ayvalı soyludur babadan gelir asıldan öz atası 6. Çalışkandır elleri nasırlı anaları, güzeldir Hilal kaşlı al yanaklı kızları Çeyiz işler sabırla kınalı parmakları, hayadandır gönülde saklı kalır aşkları Gelin gider yaban ellere güzelleri, Allah açık etsin bahtını gurbetliktir yazgıları Unutmaz gönülde Ayvalının yazıları, çoktur anıları nasıl görür birdaha o arkadaşları Gözleri yolda gelirse belki akrabaları, sorar gavim gardaş komşuları, düğün ile nişanlıları Ağlayanı anası buda alın yazısı, yokmuydu emmi uşakları, sabırla bekler düğün ile bayramları 7. Cırıt oynar harmanlarında yağız delikanlısı, yiğit olur kara yağızlısı Yüreğinde kor olur çeşmedeki yavuklusu, nasip olurmu bu gönül yazgısı Şekerdir düğün davetiyesi, kalkar süslü Bayrak mırazı, adettir istenir kınacısı Sabah atettir keyfeniden dam pilavı istemesi, okuntuculara kurulur düğün sofrası At üstünde gelir gelini bereketli olsun gelişi, töremizdir çanak kırıp kapıya çivi çaktırması Güreş tutar damat babası ile anası, bereketlenir evin ocağı sevdadır toruna adının vurulması 8. Unuturmuyuz, çocukluktaki oyunları, gençlikteki hoyratca günleri Türkü ile davarı güdenlerin neşesidir çan sesi, azıkta saklanır nevaleleri Hüyükten kesilir damlarımızın kerpiçleri, soku döverler köyün sevdalı gençleri Yağ verenin oğlu bulgur verenin kızı olsun deyip saya gezdirip müjde verir gençleri Vatana giderken davet edilir Asker uşakları, duğalanırken alınır Sündüs bibinin dürümleri Köyümün töresidir duğa ile yapılır her birşeyi, Allahım sen unutturma bu asırlık güzel adetleri 9. Arıyor şu gönlüm, bulgur pilavı yanında pekmez ile turşulu sofrayı Sabah yeriz batırmayı, severiz kış aylarında kalabalık ile arabaşı yutmayı Sabah namazı yanar tandırda ocağı, on beşinde beller kızları ekmek yapmayı Dama serdi gene Nazmiye bibi taranayı, zahmarı ayında içeriz narpız kokan çorbayı Türkü ile yayık yaymayı yün iyaleyip yastık dokumayı, horantası için çeker analar cefayı Yaz ayı kış ayı her ayında süreriz sefayı, Allahım nasip et bize ağız tadıyla Ayvalıda yaşamayı 10. Gidenleri unuturmu Ayvalı, hangisini yazayım hepsi köyümün acısı Sekilide kuruldu canlar pazarı, Abdiyi Ahmedi Mehmedi aldı trafik kazası Kılıç özüyle yıkanıp geldi Tahir ile Metinin salacası, ağıt yaktı ah ile çifte bacısı Mazlum olur garibanların yavrusu, Sedat içti Şehadetin şerbetini yaktı hepimizi acısı Sabırla hamd eder bağrı yanık insanı, bizimdir acısı tatlısı, hepsi Allahın yazdığı alın yazısı Aşağı yukarı mahlesi kabilesi, yalandır sevgiden gayrısı, Ayvalı köyünün cümlesidir horantası 11. Şu Ayvalının yazılarında, ne güzellikler yaşandı her bir yanlarında Yanık tepe ile pur köyümün arka yamacında, kuzu güttük aşşa çayırında Güderdik davarı boruklu bozbel anızında, mal suladık Hacı Mustafanın suyunda Ne emekler vardır çayın bıtıraklı tarlasında, firik üttük ayrık ile kepirle bağın ardında Fini ile hardal toplardık iplik deresiyle okulun ardında, yaşanan anılar kalmış bağlarımızda Türkülerde dalar giderim bazen bizim yazılara, ne yaşadıysam o kaldı, güzel köyüm Ayvalıda 12. Yetim kalmış yazılar otlamıyor koyunlar, hani nerde aşık çobanlar Meleşmiyor yazıda kınalı kuzular, çerçi gelmiş hani yün toplayan uşaklar Evladına hasret kalmış analar babalar, namazda ederler gelsinler diye dualar Bayramlarda hediye edilir geçmişe dualar, hayır duasını alır ocağına gelen evlatlar Köye geleni bir zaman ahı ile içten içe ağlar, Allahım dayanamıyorum bitmesin bayramlar Yolu geri gurbete düşen ardı süre ağlayanlar, Allah yolunu açık etsin, yaşlı gözlerle bakarlar 13. Savruldu herkez bir yerlere, toy delikanlıları şimdi geçim derdinde Sahip çıkarız şehirde köylümüze, beraber oluruz iyi ve kötü günlerimizde Moda diyorlar özentiye, bozulmaz neleri gördüm asırlık görgü Ayvalı köyünde Neler saklıdır atalarımızdan miras kalan kültürümüzde, geleceğimi ararım geçmişimde Sılayı özlerken yalan dünyanın geçiminde, ne sevdiklerimiz göçtü ahirete gurbet ellerinde Hepimizin hayelidir köye göçmek emeklilikte, Allahım sen yardım et köylümüze zor günlerinde 14. Biz geçim için geldik gurbet ellere, değişirmiyim köylümü şehirliye! Yıllardır alışmadım gösderişe, şükürler olsun köyümde görmüşüm terbiye Sarayımda olsa gidemedikten sonra köyüme, razı değilim geşmişimi değişmeye Kerpiç evde büyümüşüm anamın dizinde, sokum ile yerken öğrenmişim şükretmeye Demesinler giden gelmiyor köye, nasipse köyüm birgün sana geleceğim kerpiç kesmeye Bebekken alışmışım toprağım ile belenmeye, ölürsem söz verin köyümün toprağı ile belemeye 15. Doymuyorum bıkmıyorum usanmuyorum, yürekten aşığım köyüme Doğuştan düşmüş koru şu gönlüme, birine değil hasretim cümle köylüme Dostlarla muhabbette dilden dile, Köyümün sevgisi destan olsun cümle aleme Küçük yaşta esti sevda yelleri şu deli gönlüme, seller olup aktı divane olan gönlüme Allahım şahidsin sıla hasredi çeken gönlüme, bu sevgiyi sen verdin bağışla beni köyüme Gene yaşlar düştü köyümle muhabbette gözüme, bu yaşı silmek şenlikte nasip olsun köyüme...
İsrafil Bedir
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.